30 Aralık 2011 Cuma

Postcrossing

Her ne kadar her şeyin internet versiyonuna, sanal olanına yönelsem de mektup gönderme ve alma konusunda eski usülü de çok seviyorum. Posta kutumda fatura dışında bir şey bulmak ya da insanlara bir şeyler göndererek onları mutlu etmek fikri hoşuma gidiyor.

Australia Post'un ünlü mektup reklamı

Sydney'deyken bana cevap yazacağını düşündüğüm kişilere mektup gönderiyordum. Halbuki bu kişilere saniyeler içinde e-posta da gönderebilirdim ama işte o posta kutunda bir zarf, bir kart bulmanın mutluluğu bambaşka.

Askerdeyken de zaten iletişim kanalları çok kısıtlı. E-posta yok, SMS yok, sadece telefon ve mektup var. Geçirilmesi gereken uzun bir zaman da var. Her boşlukta devamlı birilerine mektup yazıyordum. Zaten PTT, askerlerin gönderdikleri mektuplardan ücret almıyor. Mektubumu yazıp zarflayıp ilgili askere veriyordum. Askerdeyken sevdiğin birinden mektup almak, dışarıda almaktan 10 kat daha değerli. Askerde yakınınız, arkadaşınız varsa adresini öğrenip mektup göndermenizi öneririm. Büyük moral olacağına eminim.


Geçen gün çok güzel bir siteye denkgeldim: Postcrossing.com. Bu siteye üye olduğunuzda dünyanın bir ucundaki hiç tanımadığınız birine kartpostal göndererek onu mutlu etme imkanınız var. Aynı şekilde size de hiç beklemediğiniz yerlerden, hiç tanımadığınız insanlardan kart geliyor.

Kart göndermek istediğinizde siteden bir adres talep ediyorsunuz. Site de size rastgele bir üyenin adını, adresini veriyor. Bir de göndereceğiniz kart için kod veriyor. O kodu da bir köşeye yazarak kartınızı gönderiyorsunuz. Sizin kartınız karşıdaki kişiye ulaştığında o kişi siteye o kartı aldığına dair teyit veriyor. Bunun üzerine sizin adresiniz de sistemde adres havuzuna giriyor ve bir başka üyeye vereiliyor. O kişi de size kart gönderiyor. Sitenin geneli İngilizce ancak sistemin işleyişini anlatan Türkçe bir sayfa var: http://www.postcrossing.com/about/TR

Sitede başka ayrıntı özellikler de var. Mesela size ulaşan kartpostalı tarayarak siteye yüklüyorsunuz, böylece bir kartpostal arşivi oluşuyor. O ayrıntı kısımları siteye üye olduğunuzda görebilirsiniz.

Bu yazının yazıldığı anda site üzerinden 9.6 milyondan fazla kartpostal gönderilmiş durumdaydı ve sitenin 201 ülkeden 275000'den fazla üyesi bulunuyordu.

Postcrossing'in Türkiye İstatistikleri

Türkiye'den 3809 üye var ve Türkiye'den 61500 kart gönderilmiş.

Eğer eski usül postayı seviyorsanız ve bu iş için ayıracak zamanınız varsa üye olup denemenizi öneririm.

26 Aralık 2011 Pazartesi

Buski Ne İş Yapar?

Ben Bursa'da belediyenin vermediği hizmetlerden isyan ettikçe çevremdeki Bursalı arkadaşlar "burası Türkiye, sanki başka şehirde durum farklı" diyorlar. Yanılıyorlar çünkü İzmir'de belediye hizmetleri gerçekten iyi. Lafı fazla dolandırmadan gündemimdeki sadece bir konudan örnek vereceğim.



İki haftadır cumartesi günleri saat 12.00'de suyumuz birden kesiliyor. Hemen Buski'nin sitesindeki su kesintileri bölümüne bakmak için harekete geçiyorum ama Buski'nin sitesi çoğu zaman açılmıyor. 185'i arıyorum. Türkçe'yi takriben 2.5 yıl önce öğrenmiş bir amca açıyor telefonu. "Suyumuzu haber vermeden kestiniz yine" diyorum, "saat 3'te verilecek" diyor. Söylediğim cümleye ve aldığım cevaba dikkatinizi çekiyorum. :) "Tamam, 3'te verilecek de hiç haber vermiyorsunuz kesmeden önce" diyorum. Birkaç saniye afalladıktan sonra "basına duyuruldu" diyor. Karşımdakinin beni tatmin edecek cevapları vermekten yoksun olduğunu anlıyorum ve "teşekkürler, iyi günler" diyerek telefonu kapatıyorum. Karşımdaki ayı hiçbir şey demeden telefonu kapatıyor.

İnsan birçok soruyu haykırmak istiyor. İlk aklıma gelen: "Basına bilgi verene kadar önce kendi sitenizdeki su kesintileri bölümüne koysanız daha iyi değil mi?"

http://www.adanzyehaber.com/haber/nilufer-de-su-kesintisi-68907.html

Basında gerçekten var mı diye bir arama yapıyorum ve karşıma hayatımda duymadığım A'dan Z'ye Haber sitesi çıkıyor sadece. Amca doğru söylemiş; gerçekten de Türk internet kullanıcılarının haber almadaki ilk tercihleri olan medya devi A'dan Z'ye Haber sitesinde su kesintisi haberi verilmiş. Şimdi açıklamanın ayrıntılarına girelim:

Nilüfer’de Su Kesintisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (BUSKİ) tarafından Nilüfer ilçesinde zaman zaman su kesintisi yapılacak.
BUSKİ yetkililerinin açıklamasına göre, kanalizasyon ve yağmur suyu çalışması yapılacağı için Odunluk Mahallesi’nde Karamanlı, 717., 720. ve muhtelif sokaklarda 24 Aralık Cumartesi (yarın) ile 20 Ocak Cuma tarihleri arasında; İhsaniye Mahallesi’nde de Turan, Hayat, Kurtuluş, Şenkal, 4. İsimsiz ile muhtelif sokaklar ve Fatih Caddesi üzerinde 24 Aralık Cumartesi (yarın) ile 20 Şubat Pazartesi tarihleri arasında zaman zaman su kesintisi yapılacak.


Bir kere sayılan mahalleler içinde benim mahallem geçiyor ama benim sokağım/caddem geçmiyor. Hadi onu geçtim de "24 Aralık Cumartesi (yarın) ile 20 Şubat Pazartesi tarihleri arasında zaman zaman su kesintisi yapılacak" ne demek ya? İki aylık bir periyod içinde kafamıza göre kapatıp açacağız, demek istiyor. Bunun "önümüzdeki 20 yıl içinde 176 kere su kesintisi olacaktır" demekten ne farkı var? Ama sevgili Bursa Büyükşehir Belediyesi, merak etme sana küfretmiyorum, bu A.K. Partisine oy vermek suretiyle sana görev verenlere küfrediyorum.

Yani sonuç olarak 20 Şubata kadar bizim suyumuz her an kesilebilir ve Buski de bunu "zaman zaman" ifadesiyle bize önceden haber vermiş olacak. Tam 2011 yılına yakışır çağdaş bir belediyecilik örneği.

Peki İzmir'de bu işler nasıl yürüyor? Bir kere internet Türkiye'ye girdiğinen beri İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bir maille haber verme sistemi var. Mail adresinizle kayıt oluyorsunuz, size sadece oturduğunuz ilçeyi ilgilendiren haberler geliyor. Su kesintisini falan nedeni ve saatiyle birkaç gün önceden adam gibi öğreniyorsunuz. (Balçova'da 12 yıl boyunca iki kere su kesildiğini hatırlıyorum, ikisinde de önceden haberimiz oldu.)

Şimdi aynı hizmeti SMS yoluyla da vermeye başlamışlar (ücretsiz).


Bu bahsettiğim örnek, onlarca konudan sadece biri. Bursa Büyükşehir Belediyesi, zaten vergisini ödediğimiz hizmetleri fahiş fiyatlarla vatandaşa sunarken karşılığında pek hizmet falan vermiyor. İzmir'de kendimin bu tür şikayetleri olmadığı gibi çevremde kimseden de duymadım. Bizim İzmir'de tek derdimiz ulaşım sorunudur, o da Türkiye'nin en yaygın şehiriçi demiryolu ağıyla zamanla çözülecek inşallah. Bursa'da ulaşım nasıl? Tek cümle: "Araban yoksa öl, daha iyi." Bu da başka bir yazının konusu olsun.
İZSU Cebinizde! Daha önce e-Posta ile duyurulan planlı su kesintileri bilgisi artık cebinizde… üstelik ücretsiz (*)... TC Kimlik Numarası telefon sahibine ait olmalıdır. Diğer taraftan su aboneliğinin kişi üzerine olması gerekmemektedir. İZSU Mobil Bilgilendirme Servisi ile planlı veya borç nedeniyle gerçekleştirilecek su kesintilerini, borç ve ödeme bilgilerinizi artık telefonunuzdan da öğrenebileceksiniz. Su kesintilerini öğrenmek için e-Postalarınızı artık sürekli kontrol etmenize gerek yok. 3599 nolu servisimizden yararlanın, planlı veya borç nedeniyle yapılacak su kesintilerini önceden öğrenerek önlemlerinizi alın ve susuz kalmayın…

22 Aralık 2011 Perşembe

Gmail'de İmzanın Yeri

Gmail'in rakipleriyle karşılaştırılamayacak işlevsellikteki bir sürü özelliğine rağmen kullanmaya başladığımdan beni rahatsız eden bir yanı vardı. Sıfırdan yeni bir mail yazmıyorsanız, başkasından gelen bir maili iletiyor veya yanıtlıyorsanız sizin imzanızı kendi yazdığınız kısmın altına değil de taaa tüm yazışmanın en altına ekliyor. Bunun mantığı nedir bilmiyorum. Birinden bir mail geldiğinde imzasını hemen yazdıklarının altında görmeyi beklersiniz, sayfalarca yazışmanın en altına gidip bakmazsınız ki.

Diğer e-mail uygulamlaarında olduğu gibi Gmail'de imzanızı yazdıklarınızın hemen altına getirmenin bir yolu var.

Sağ üstteki çarka tıklayıp "Posta Ayarları"na girin.

"Labs" sekmesine tıklayın.

Aşağılarda "İmzanızı düzenleyin" seçeneğini bulun ve etkinleştirin yanındaki düğmeye tıklayarak sayfanın en altındaki "Değişiklikleri Kaydet"e tıklayın.

Bu özellik, imzanızı yanıtta alıntılanan metnin önüne yerleştirmenin yanısıra imzanızdan önce görüntülenen "--" satırını kaldırır.

Hazır Labs sekmesine girmişken birçok değişik seçeneği kendi isteğinize göre düzenleyebilirsiniz.

20 Aralık 2011 Salı

Ben Masumum

Her yaz Karaburun İskele'deki seyyar kitapçıdan bir sürü kitap alırız. Hatta Gökçe ucuz bulmuşken seriler falan alır, her yaz en az 10 kitapla döneriz. Kitap canavarı, onları değil bütün kış okumak, 29 ekimde bitirmiş olur.

Geçen yaz Andaç'ın benim ilgimi çekeceğini düşünerek gösterdiği bir kitabı da ben kendime aldım. Steve Jobs'ın hayatını ve işini anlatan küçük bir cep kitabıydı. Kitabı aldığımız gün Steve Jobs sağlık nedenleriyle Apple'daki görevinden ayrıldığını duyurdu.

Steve Jobs

Kitaba hemen Karaburun'da başlamadım. Tatilden döndük, bir ay geçti. Bir akşam kitabı elime alıp okumaya başladım. Ertesi sabah da Steve Jobs'ın öldüğünü öğrendim.

Geçen gün de Kuzey Kore'nin diktatörü Kim Jong-il öldü. Akşamına izlediğim How I Met Your Mother dizisinin 5. sezonunun 23. bölümünde de bu adam üzerinden yapılan bir espri vardı. Değil Kim Yong-il'in, ülkesinin adı bile pek anılmazken tam öldüğü günde izlediğim bölümde adının geçmesine şaşırdım.

Kim Jong-il